Pazartesi, Kasım 04, 2013

30 ekim'13 çarşamba / tatavla

Uzun bir aradan sonra ilk çalışma. Bayram dönüşü bir de Fehmi Fransa’da olunca epey tatil yapmış olduk. Çalışmada Volkan yoktu.
Bugün projenin ikinci aşamasına geçtiğimizi belirtti Fehmi. Artık hikaye yazmaya, şimdiye kadar ortaya çıkmış malzemeler üzerine giderek yazım sürecini başlatıyoruz. Tabii bir taraftan yine yeni malzeme arayışımız devam edecek.
Çok basit bir teknik üzerine gittik. A noktasından B noktasına gidiyorum. Sonra tekrar kendime bir B noktası belirliyorum. Sahnede boş bir anım yok; hep bir amacım var. Tabii her yeni hedef için farklı bir dinamik deniyorum: yürüyüş biçimi, uzam kullanımı, ses vs. Takılmayı ve eğlenmeyi hiç unutmuyorum. Bunu yaparken sahnede partnerlerimle de ilişki halindeyim bir taraftan, belki yeni hedefim onunla ilgili. Alıştırmanın ikinci kısmında bu basit A’dan B’ye gerçekleşen eylem kesintiye uğrar. Yani; önceki hedefimin dışında yeni bir B beliriverir: “ aa ,yeni bir şey. Bu da ne?”, temel clown tavrı. Bu durumda temel amacım bir türlü gerçekleşmeyebilir gerçekleşebilir de. İzleyen de “şimdi n’olacak?” hissiyatını doğuran bu spontanlık.
Bu basit alıştırmayı kullanarak hemen basit bir sahne tasarladık. Önce sahneye Dü girer, amacı ortalığı toparlamaktır. Konferans için önemli biri gelecek. Bir süre onu izleriz. S girer sahneye. Amacı Dü’nün donunu indirmek. Burada sahneye girince temel amacımı seyirciye belli etmem önemli. Üçüncü sırada H girer. H’ni amacı da S’nin donunu indirmek. En son D girdi. Onun da amacı sandalyeye oturup konuşmak.
Alıştırmada yaptığımız şeyler doğru işletilince ortaya çok eğlenceli şeyler çıktı. Hiçbir zaman temel amacımızı yap(a)mıyoruz. Önümüze sürekli yeni ‘uyaranlar’ çıkıyor. Tabi amaçlar da çatıştığı için çok güçlü de bir ilişki oluşuyor. Birbirine bakakalmalar, anlayamamalar, kazalar vs…
Doğaçlamanın devamında şöyle iki ilginç şey çıktı:
1)komisyon doğacı. D-S-Dü H’i sanki kendi dünyalarına kabul edermiş gibi mülakata alıyorlar. Kapıdan nasıl girilir, nasıl oturmalı, konuşmalı vb. gibi saçma komutlar veriyorlar sürekli. Yapamıyorum, çıkıp kendileri gösteriyor.
2)komik olayı anlatamama. Dü-S-H sahnede. Herkes bir diğeriyle ilgili bir sır, olay, ilginç-komik bir şey anlatacak. Ama o kadar komik ki anlatamıyorlar bir türlü. Sürekli biri öne geliyor, tam girecek patlıyor. Bu patlama, birbirine sataşma iyice “köpürüyor” ve belki sonra beklenmedik bir son.
Tüm çıkan şeylerde kaliteyi belirleyen temel alıştırmadaki kaidelere bir taraftan bağlı kalmak ve anda olup ortada dönen şeye izin vermek. Ve illa eğlenmek…
Fehmi bundan sonraki süreçte artık meseleyi anladığımızı bizim de “işin” mutfağına geçmemiz gerektiğini söyledi. Yani herkesin ortaya çalışacak tema atmasını, kenara çıkıp onun izlemesini, kendisinin de sahneye çıkabileceğini söyledi. Zaten seyir yeri- oyun yeri ayrımı çok silikleşsin istiyoruz, onu gerçekleyelim artık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder