Son prova. Son endişeler. Hafta sonu önemli. Ayrıntıları unutmamak şart. Evet, oynamaktan çok eğleniyoruz. Ama illa ince eleyip sık dokumak gerek. Matematik velhasıl hala çok önemli. Aslında artık o matematiği "unutmak" gerek ama galiba bunun için önce seyirciyle buluşmak şart. Buluşma anında oyun bizim için de bir "anlam patlaması" yaşayacak. O ana kadar yalnızca bir insanda oluşan vibrasyon 200 kişide aynı anda oluşunca oyuncudaki tüm bulanıklık gidecek; bir nevi kalibrasyon.
Bugün çalışma öncesi kuliste düzgünün getirdiği çayı içip oyun üzerine konuştuk. Fehmi başlangıçta konuştuklarımızın artık oynarken bizlerde karşılık bulup bulmadığını sordu. Oyunun ne olursa olsun arkasında durduğumuzda ve bu dünyayı kabul ettiğimizde ortak görüş bildirdik.
Bugün çalışma öncesi kuliste düzgünün getirdiği çayı içip oyun üzerine konuştuk. Fehmi başlangıçta konuştuklarımızın artık oynarken bizlerde karşılık bulup bulmadığını sordu. Oyunun ne olursa olsun arkasında durduğumuzda ve bu dünyayı kabul ettiğimizde ortak görüş bildirdik.
Öğlene kadar ufak ayrıntılar çalışıldı. Öğleden sonra önce 2’de
sonra da 4’de akış aldık. Ayrıca üst yazılarımızı yapacak yeni arkadaşımız da
geldi, ama adını hemen unuttuğum için buraya yazamıyorum. İlk akış biraz düşük
ve aksiliklerle dolu geçti. Çok ufak kaymalar bile oyunu bir anda oyunu
düşürüyormuş hakikaten. Fehmi’nin endişelerine hak vermemek elde değil. Bence,
bu oyun herhangi “normal” bir oyunun belli dönemlerinde yaşadığı o kırılganlığı
bünyesinde sürekli barındırıyor. Galiba oyunu topyekün bir clown-aktör
araştırması olarak addetmek de buradan geliyor. Oyundaki bu kırılgan yapı
clownun doğasında olan kırılganlık. Temel olarak faydalandığımız şey bu aslında
ya da Fehmi’nin bütün bir oyunculuk macerasının dayanması gereken temel nokta
dediği yer. Belki de oyunu normal bir oyun “çalışma-çıkarma-oynama” sürecinden ayıran
şey bizden talep ettiği bu bakış açısı. Hep dem vurduğumuz “yanlış bakışla”
mücadele etmek için iyi bir sınav. Bence projeyi iddialı kılan şey sadece
burada görülmeyen bir teatral biçim araması değil, burada pek görülmeyen bu
bakışı da talep etmesi. Fehmi’nin böyle bir projeyle başlamak isteyişini böyle
daha iyi görebiliriz sanırım. Hakikaten böyle bir bakış tüm bu “rastgeleliğin”
içinden inşa edilebilir mi? Bunu söylemek biraz karamsar bir tavır olabilir ama
projenin ikinci kritik aşaması bence oyun çıktıktan sonra başlıyor. Oyunun çıkma
sürecinde bu iradeyi genelde Fehmi göstermişti, haliyle. Aynı iradeyi biz
gösterebilecek miyiz, valla bilmiyorum. Tüm eski alışkanlıklarımızdan bu kadar
çabuk sıyrılabilir miyiz, onu da bilmiyorum. Biraz karamsar mıyım, onu hiç
bilmiyorum...Tüm bunları düşünmek için artık fazlasıyla vaktimiz var, herkese
hayırlı olsun! Bu defter de burada bitsin…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder