Perşembe, Ocak 16, 2014

15 Ocak Çarşamba / FKM

                Sabah ancak 10.30 gibi toparlanabildik. Malum herkes yorgun, hasta. Akışa geçmeden önce 50 dk. kadar “biraradalık” oyunları oynadık ve geçişleri baştan sona hatırladık. Bugün akışta 3 tane de seyircimiz vardı. Galiba oyunun en son “hazır” halini kimseye izletmemiştik. O nedenle seyirci olması çok güzeldi. 
                Akış genel olarak normalden düşük bir ritimde geçti. Düşük başladık ve öyle devam etti. Ama yine de ortalama bir seviyeyi çok kaybetmedik. Seyircinin varlığı ve tepki vermesi bence bizi çok motive etti. Fehmi, ufak ama önemli uyarılarda bulundu. Temel şikayeti konuşulan ufak ayrıntıların çabuk unutulması üzerineydi. Oyuna sahnede sahip çıkıyoruz ama ufak ayrıntılara aynı önemi göstermiyoruz galiba. Şu an Fehmi’nin “mükemmeliyetçi” bir yerde konumlanması bizim için zorlayıcı oluyor ama galiba aramızda bu iradeyi gösterebilecek tek kişi de o. Son iki haftadır fazlasıyla yorulduk zira. İnsanın kendi iradesiyle mücadelesi malum bir yere kadar olabiliyor. Çünkü oyun çıktıktan sonra o kıvama bir daha ulaşmak çok zor. O buluşma anında ne kadar derinde bir yerlerde yaşanırsa bu hal, oyuncular olarak hep onu hatırlayacağımızdan ne kadar derine, ayrıntıya inebilirsek o kadar önemli.
                Kafama takılan şeyler artık oyunla değil, onun yeniden yeniden üretilmesiyle ilgili. Akış meselesi mesela nasıl olmalı? Acaba günde iki akış mı alınsa yoksa tek akış daha mı verimli olur? Hatırlama problemi her oyunda başımıza geleceği için, ona dair de pratik çözümler düşünmek gerekiyor. Nasıl daha hassas yaklaşılabilir bu mevzuya?
                Bugün ayrıca, kameraya çekim olayı da konuşuldu. En güzeli oyunu 3-4 kamera ile çekmekmiş ancak tek kamera da şimdilik işimizi görecekmiş. Malum fazla masrafa giremiyoruz. “Elektrik çarpma” sahnesinde kullanmayı düşündüğümüz buz şişeler pahalıymış, şimdilik balon ya da kese kağıdı kullanmayı düşünüyoruz. İlk defa 108 metrelik kırmızı ipimizi denedik bugün. Güzel oldu ama ipi dolaştırmadan sarmak çok zor!

                Saat 3 gibi ara verildi. Yine Askaros Balıkçısı’nda balık, salata, tatlı, çay yapıldı. Yorgun bir çalışmadan sonra bu mekanın inanılmaz güzel bir etkisi oluyor üzerimizde. Bence kendilerine program dergisinde teşekkür etmeliyiz. Hele o çayları…Yemekten sonra sahnelerdeki ufak tefek aksaklıların üzerinden geçtik. Saat 6’a doğru çalışmayı bitirdik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder