Sabah
ancak 10.30 gibi toparlanabildik. Malum herkes yorgun, hasta. Akışa geçmeden
önce 50 dk. kadar “biraradalık” oyunları oynadık ve geçişleri baştan sona
hatırladık. Bugün akışta 3 tane de seyircimiz vardı. Galiba oyunun en son “hazır”
halini kimseye izletmemiştik. O nedenle seyirci olması çok güzeldi.
Akış
genel olarak normalden düşük bir ritimde geçti. Düşük başladık ve öyle devam
etti. Ama yine de ortalama bir seviyeyi çok kaybetmedik. Seyircinin varlığı ve
tepki vermesi bence bizi çok motive etti. Fehmi, ufak ama önemli uyarılarda
bulundu. Temel şikayeti konuşulan ufak ayrıntıların çabuk unutulması
üzerineydi. Oyuna sahnede sahip çıkıyoruz ama ufak ayrıntılara aynı önemi
göstermiyoruz galiba. Şu an Fehmi’nin “mükemmeliyetçi” bir yerde konumlanması bizim
için zorlayıcı oluyor ama galiba aramızda bu iradeyi gösterebilecek tek kişi de
o. Son iki haftadır fazlasıyla yorulduk zira. İnsanın kendi iradesiyle
mücadelesi malum bir yere kadar olabiliyor. Çünkü oyun çıktıktan sonra o kıvama
bir daha ulaşmak çok zor. O buluşma anında ne kadar derinde bir yerlerde
yaşanırsa bu hal, oyuncular olarak hep onu hatırlayacağımızdan ne kadar derine,
ayrıntıya inebilirsek o kadar önemli.
Kafama
takılan şeyler artık oyunla değil, onun yeniden yeniden üretilmesiyle ilgili. Akış
meselesi mesela nasıl olmalı? Acaba günde iki akış mı alınsa yoksa tek akış
daha mı verimli olur? Hatırlama problemi her oyunda başımıza geleceği için, ona
dair de pratik çözümler düşünmek gerekiyor. Nasıl daha hassas yaklaşılabilir bu
mevzuya?
Bugün
ayrıca, kameraya çekim olayı da konuşuldu. En güzeli oyunu 3-4 kamera ile
çekmekmiş ancak tek kamera da şimdilik işimizi görecekmiş. Malum fazla masrafa
giremiyoruz. “Elektrik çarpma” sahnesinde kullanmayı düşündüğümüz buz şişeler
pahalıymış, şimdilik balon ya da kese kağıdı kullanmayı düşünüyoruz. İlk defa
108 metrelik kırmızı ipimizi denedik bugün. Güzel oldu ama ipi dolaştırmadan
sarmak çok zor!
Saat
3 gibi ara verildi. Yine Askaros Balıkçısı’nda balık, salata, tatlı, çay
yapıldı. Yorgun bir çalışmadan sonra bu mekanın inanılmaz güzel bir etkisi
oluyor üzerimizde. Bence kendilerine program dergisinde teşekkür etmeliyiz. Hele
o çayları…Yemekten sonra sahnelerdeki ufak tefek aksaklıların üzerinden geçtik.
Saat 6’a doğru çalışmayı bitirdik.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder